MERSİN ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ
Slide background
Genel Bilgi

Genel Bilgi

 

Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakil Merkezi bilimsel ve klinik çalışmalarla hastalarına en güncel tedavileri başarı ile sunmaktadır. Amacımız böbrek yetmezliği olan henüz diyalize girmemiş veya diyalize giren hastalara kaliteli bir şekilde organ nakli şansı sunmaktır. Hastanemizde 2003 yılından bu yana Organ ve Doku Nakli Merkezi ruhsatı bulunmaktadır. Merkez Müdürü Prof. Dr. Erdem AKBAY’dır. Merkez bünyesinde böbrek için faaliyet izin belgesi bulunmakta aynı zamanda hastanemizde kornea nakilleri de yapılmaktadır.

Böbrek Nakli Merkezimizde; Ulusal kadavra böbrek bekleme listesine ön değerlendirme sonrası kayıt yapılması, Canlı ve kadaverik böbrek nakli. uygulamaları gerçekleştirilmektedir.

Böbrek nakli ekibimizde; Üroloji uzmanı, Nefroloji uzmanı, Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı, Kardiyoloji Uzmanı, Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı ,Radyoloji Uzmanı Nakil Koordinatörü bulunmaktadır. Ekibimiz Tecrübeli böbrek nakli ekibimiz böbrek nakli ve nakil sonrasında takip döneminde hastalarımızın yanında olmaktadır. Ekibimiz düzeli aralıklarla gerçekleştirdiği toplantılarda Hastaları  değerlendirmekte , hasta ve yakınları ile görüşmekte ve takiplerini yapmaktadır..  

Ekibimiz

Prof. Dr. ERDEM AKBAY                                       Organ ve Doku Nakli Merkezi Müdürü/ Üroloji Uzmanı

Prof. Dr. MURAT BOZLU                                        Üroloji Uzmanı

Prof. Dr. HASAN ERDAL DORUK                           Üroloji Uzmanı

Prof. Dr. AHMET ALPER KIYKIM                            Nefroloji Uzmanı

Prof. Dr. SERAP DEMİR                                          Nefroloji Uzmanı

Prof. Dr. ALİ DELİBAŞ                                             Pediatrik Nefroloji Uzmanı

Prof. Dr. NURCAN DORUK                                     Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı

Prof. Dr. GÜLDEN ERSÖZ                                      Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı

Doç. Dr. KENAN TURGUTALP                                Nefroloji Uzmanı

Doç.Dr MESUT TEK                                                 Üroloji Uzmanı

Doç.Dr KAAN ESEN                                                 Radyoloji Uzmanı

Öğretim Üyesi Dr. MUSTAFA AZİZOĞLU                Anestezi ve Reanimasyon Uzmanı               

Dr. ÇİLEM YILDIZ                                                    Organ Nakil Koordinatörü

Hemşire ZÜBEYDE USANMAZ                               Organ Nakil Koordinatörü 

------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

                                                                                                GENEL BİLGİLER



BÖBREKLER NEREDE BULUNUR VE GÖREVLERİ NELERDİR?

  Böbrekler; karın bölgesinin arka tarafında, belin üst kısmında, sağ ve sola yerleşmiş organlardır. Normalde vücutta 2 adet böbrek bulunur. Böbreklerin uzunlukları yaklaşık 10-12 cm’dir ve şekil olarak fasulyeye benzer. Böbrekler idrar oluşturarak vücudumuzdaki zararlı ve atık maddelerin uzaklaştırılmasını sağlar; sıvı-elektrolit ve asit-baz dengesini düzenlerler. Buna ek olarak kan basıncını dengede tutar, kan hücrelerinin yapımını uyarır ve aktif D vitaminini sentez ederek kemiklerin güçlü kalmasını sağlar. Sıvı alımı ve sıvı kaybına bağlı olarak değişmekle birlikte günlük ortalama 1-2 litre idrar çıkışı söz konusudur. Vücudumuzdan atık maddelerin uzaklaştırılması için gereken minimum idrar miktarı günde 0.5 litredir.


  BÖBREK NAKLİ

  Böbreklerimiz çok sayıda işlevi aynı anda yerine getirmektedir. Böbreklerin yapısı, temel işlevlerini etkin bir biçimde yerine getirecek şekilde gelişmiştir. Böbrekler idrar yoluyla atık ve zararlı ürünlerin vücuttan uzaklaştırılmasını, vücuttaki tuz ve su dengesini, kandaki çeşitli minerallerin sabit bir düzeyde tutulmasını sağlamaktadır.


Kroni­k böbrek yetmezliği, böbreği­n tüm i­şlevler­ini­n kalıcı ve ilerleyici bir şekilde bozulmasıdır. Böbrek yetmezl­iği yaşamla bağdaşmaz seviyeye ulaştığında tablo “son dönem böbrek yetmezl­iği­” olarak adlandırılmaktadır. Bu durumda hastalar di­yali­z (hemod­iyali­z, peri­ton di­yali­zi­) ve böbrek nakl­i g­ibi­ böbrek yeri­ne koyma tedavi­leri­ne ihti­yaç duymaktadır. En ­ideal böbrek yer­ine koyma tedavi­si­ yöntem­i i­se böbrek nakli­di­r.


   BÖBREK NAKLİ HANGİ HASTALIKLARDA YAPILIR? 

  Böbrek nakli, son dönem böbrek yetersizliğine erişmiş her hasta için ilk olarak değerlendirilmesi gereken bir tedavi seçeneğidir. Hastaya hem yaşam kalitesi hem de yaşam süresi açısından azımsanmayacak avantajları vardır. Eğer hasta nakil için uygun bir aday değil ise o zaman diğer tedavi seçenekleri olan, hemodiyaliz ya da periton diyalizine hasta yönlendirilmelidir. Dolayısıyla son dönem böbrek yetersizliğine ulaşmış her hasta böbrek nakli için bir adaydır. Uygun bir aday olup olamayacağına iyi bir nakil ekibinin değerlendirilmesi ile karar verilir.

  

BÖBREK NAKLİNDE NE TÜR KOMPLİKASYONLAR OLUŞUR, BAŞARI ORANI YÜKSEK MİDİR? 

  Böbrek naklinde komplikasyonların önlenmesi ve yüksek başarı oranının sağlanması için en önemli faktör merkezin deneyimidir. Deneyimli merkez, oluşabilecek komplikasyonları daha oluşmadan öngörebilen ve engelleyebilen merkezdir. 

  Böbrek nakli sonrasında erken dönem komplikasyonlar, nakledilen böbreğin cerrahi işlem sırasındaki sorunlara ya da bağışıklık sistemine bağlı nedenlerle çalışmaması veya çalışmasının gecikmesi, kanama, enfeksiyon, nakledilen böbreğin reddi ve alıcıda nakil sonrası şeker hastalığı gelişmesi, uzun dönemde ise, kullanılan ilaçlara bağlı olarak hastada kanser gelişimi, kemik erimesi ve kalp sorunları görülebilir. Bütün bu sayılan komplikasyonlara rağmen nakil operasyonu, böbrek yetmezliğinin son evresine gelmiş hastalar için uzun yaşama şansı veren tek tedavi yöntemidir. 

 

KİMLER BÖBREK VERİCİSİ ADAYI OLABİLİR?

  18 yaşını bitirmiş, akli dengesi yerinde olan ve bir yakınına böbrek vermek isteyen herkes böbrek verici adayı olabilir.
Canlı vericiler:
I. Derece akraba: Anne, baba, çocuk
II. Derece: Kardeş,dede,nine,torun
III. Derece: Teyze-hala-amca-dayı -yeğen(kardeş çocuğu)
IV. Derece: III.Derece akrabaların çocukları
Eşler ve eşin aynı derece akrabaları.
 

  ETİK KURUL:

  Sayılan akrabalar içinde yer almayıp herhangi bir maddi çıkar gözetmeksizin böbreğini bağışlamak isteyen ve Sağlık Bakanlığı'nca belirlenmiş etik kurullardan tıbbi ve etik açıdan ciddi bir şekilde değerlendirilip onay alabilmiş akraba olmayan kişiler.
 


ÇAPRAZ NAKİL:


Yakınlarından kan grubu uyumlu vericileri olmayan hastalara uygulanan bir yöntemdir. Kan grubu uymadığı halde yakınına böbrek vermek isteyen çiftler, organ nakli merkezinde doku uyumları, yaş, esas hastalıkları gibi konular gözönüne alınarak çapraz nakle hazırlanır.


Örneğin kan grubu A olan bir alıcının, kan grubu B olan yakını böbreğini kan grubu B olan başka bir hastaya verirken, ikinci hastanın kan grubu A olan vericisi de böbreğini ilk hastaya verir. Kan grubu A veya B olan hastalar, kan grubu uyumlu vericileri olmaması durumunda çapraz nakil adayı olabilirler. Alıcı ve vericinin kadın yada erkek olmasının bir önemi yoktur. Her iki cinsiyette birbirine böbrek verip, alabilir. Alıcı ve verici arasındaki yakınlık nüfus müdürlüğünce ve herhangi bir maddi çıkar olmadığı noter kanalı ile kanıtlanmalı bunun yanında vericiden herhangi bir baskı altında kalmadan kendi isteği ile tüm nakil sonrası oluşabilecek komplikasyonların anlatıldığına dair bir belge alınır.


KİMLER BÖBREK VERİCİSİ OLABİLİR


18 yaşını dolduran herkes verici olabilir. Verici olan kişinin eşi de bu konuda gönüllü olmalıdır. Herhangi bir organını bağışlamak isteyen kişi dikkatli bir şekilde fizik muayene ve tetkikler ile değerlendirilir. Ancak sağlıklı olduğu belirlenen kimselerin böbrek bağışlaması uygundur.


KİMLER BÖBREK VERİCİSİ OLAMAZ?

  Böbrek vericisi olmak isteyen tüm aile bireyleri organ nakil merkezine başvurduktan sonra adaylar merkez hekimleri tarafından incelenir. Tıbbi olarak aşağıdaki hastalıklardan biri tespit edilirse, o kişi verici olamaz.
Kanser hastaları
HIV (AİDS) virüsü taşıyanlar.
Tansiyon hastaları
Şeker hastaları
Böbrek hastaları
Hamileler
Başka bir organ yetmezliği olanlar
Kalp hastaları
 

  VERİCİ VE ALICI İÇİN RİSK VE FAYDALAR NELERDİR?


Nakil öncesi tüm avantaj ve riskler alıcı ve vericiye açıklanır , daha sonra da bunları anladıkları ve kabul ettiklerine dair bilgilendirilmiş olur formu imzalatılır. Organ naklinde amaç bir ailede iki sağlıklı insan yaratmaktadır. Verici adaylarının hepsi böbrek veremez. Organ nakli ekibi ameliyat masası dahil verici için bir risk gördüğü zaman nakli iptal edebilir.


VERİCİ OLMANIN FAYDALARI NELERDİR?

  Vericinin aileden herhangi birini sağlığına kavuşturma şansı vardır. Çocuğunuz yada kardeşinizin ateşli bir hastalık geçirmesi bile evinizin tüm sosyal yaşamını etkilemektedir. Hastaneye kontrole götürülmesi, tetkiklerin yapılması, ilaçların alınması, gece ateşinin takip edilmesi ve gündüz yine günlük işlerinizi yapma zorunluluğu vardır.
Vericinin, hastanın ve ailenin yaşamını rahata kavuşturma şansı vardır.
 

  VERİCİ OLMANIN RİSKLERİ NEDİR?


Canlı verici adayı belirlendiği andan itibaren organ nakil merkezi için önemli olan kişi daima vericidir. Alıcı hastadır, buradaki amaç ailede iki hasta değil, sağlıklı iki birey yaratmaktır. Vericiye tüm tıbbi testler ayrıntılı olarak yapıldıktan sonra son karar tüm hekimlerin (Nefrolog, Cerrah, Organ Nakil Koordinatörü, Radyolog, Psikolog vb.) bulunduğu bir konsey tarafından verilir. Verici olma yada olamama kararını bir hekim tek başına veremez.

Her ameliyatta olduğu gibi böbrek vericisi olmanın da ameliyat riskleri vardır. Bu yüzden hiç kimse ameliyatın %100 başarılı olacağını garanti edemez. Bu ameliyatta ölüm riski 3.000'de 1 'dir. % 5 yara yeri enfeksiyonu ve % 4 idrar yolu enfeksiyonu riski vardır. Bu riskler herhangi bir batın ( karın: apendisit, safra kesesi ameliyatı vb.) ameliyatındakinin aynısıdır. Bu riskleri en aza indirmek için ameliyat öncesi tüm testler ayrıntılı olarak yapılır.

Ameliyattan sonraki birkaç gün ağrı olur. Verici ameliyatın 5. gününde hastaneden taburcu edilir. Vericilerin hafifte olsa % 4'ünde 1 yıl sonra ameliyat yerinde ağrı olabilir. Ameliyattan 2 ay sonra ağır kaldırmak dahil daha önce yaptığı tüm işleri aynı şekilde yapabilir.

Ameliyattan aylar yada yıllar sonra vericinin tansiyonunda bir miktar yükselme olabilir. Bu yükselme nakil öncesi tüm testler yapıldığı zaman toplumdaki tansiyon yükselmesi ile aynı orandadır. Toplumdaki diğer bireyler gibi düzenli kontroller ile sağlıklı bir yaşam sürmek mümkündür.Her böbrek naklinden sonra böbreğin hiç çalışmama veya bir süre sonra kaybedilme riski vardır. Ancak 1 yılda diyalize giren hastaların % 8 – 10'u hayatını kaybederken, nakil hastalarında bu oran % 1- 2'dir.


ALICI OLMANIN FAYDALARI NEDİR?


Yaşamını sürdürebilmek için bir kişinin diyaliz makinesine bağlı olması yaşam kalitesini son derece kötü etkiler. SAPD ( Sürekli Ayaktan Periton Diyalizi ) hastaları bazı konularda daha özgür olsalar da diyaliz, hasta ve yakınlarının günlük yaşantısını olumsuz etkileyen bir faktördür. Hemodiyaliz hastasının kadavra böbrek listesinde beklerken Hepatit B veya C'ye(sarılığa) yakalanma, periton diyalizi hastasının peritonite yakalanma riski vardır.

Diyaliz süresi uzadığı zaman kalp sorunları ve dolaşım bozuklukları artmaktadır. Bu sorunlar bazen hastanın nakil şansını bir süre yada tamamen ortadan kaldırabilmektedir. Belli bir süre sonra hasta nakil bile olsa hepatit, kalp yada dolaşım sorunlarının geri dönme şansı ortadan kalkmaktadır. Son Dönem Böbrek Yetmezliği tanısı konulduktan en kısa süre (erken tanı konulan hastalarda diyalize başlamadan once ) sonra yapılacak nakil tüm bu sorunları ortadan kaldırabilir.
Nakil olan hastaların %80'i eski işlerini sürdürmektedir. Nakil olan özellikle genç hastalar çalışabilmekte, evlenebilmekte ve çocuk (hem kadın hem de erkek hastalar ) sahibi olabilmektedir. Hastanın yaşam ömrü ortalama üç kat uzamaktadır. Ayrıca nakilden sonra takılan böbrek fonksiyonlarını kaybetse bile hastanın hem tekrar diyalize dönebilme hem de ikinci defa nakil olabilme şansı vardır.


ALICI OLMANIN RİSKLERİ NEDİR?

  Her ameliyat daima bir risktir. Böbreğin nakil sonrası hiç çalışmama yada bir süre sonra fonksiyonunu kaybetme riski her zaman vardır. Canlı vericili nakillerde bu risk kadavra vericili nakillere göre çok daha düşüktür. Alıcılarda da vericilerde olduğu gibi psikolojik sorunlar olabilir. Vericiye karşı borçlu olma yada suçluluk duygusu gelişebilir. Aile içinde yardımlaşma ve destek ile bu sorun kısa sürede çözülebilir. Alıcılardaki en büyük endişe böbreğin bir süre sonra fonksiyonunu kaybedip tekrar diyalize dönme korkusudur. Böyle bir durumda organ nakil merkezi aracılığı ile mutlaka bir psikiyatristten destek almak gerekir. Ancak unutulmaması gereken nokta kendileri nasıl sağlıklı iken böbrek yetmezliği hastası oldularsa bu riskler herkes için vardır.
 


KİMLER NAKİL OLABİLİR?


Son dönem böbrek yetmezlikli hastaların hemen tamamı böbrek nakli adayıdır.

ŞEKER HASTALARI:

Tip 1 veya 2 şeker hastaları böbrek naklinden en fazla yararı görebilecek hasta grubudur. Bu hastaları böbrek naklinden uzak tutmak, 2 yıl içinde % 50'sinin, 5 yıl içinde % 80'inin ölümüne seyirci kalmak demektir.

HCV VE BÖBREK NAKLİ
HCV infeksiyonu, böbrek nakli için bir engel değildir. Bütün alıcı adayları, anti-HCV Ab pozitifliği yönünden araştırılmalıdır. Anti-HCV'si pozitif olup HCV RNA'sı negatif olan hastalar böbrek nakli sonrası karaciğer hastalığı gelişimi yönünden oldukça düşük risk altındadır.


HBV VE BÖBREK NAKLİ


HBV infeksiyonu, böbrek nakli için engel değildir. Bütün böbrek nakli alıcı adayları, HBV infeksiyonu yönünden araştırılmalıdır.


YAŞ SINIRI:


Nakil merkezlerinin çoğu böbrek nakli alıcı adaylarına belli bir yaş sınırı koymazlar. Hastalar, yaşlarından çok nakle uygunlukları yönünden gözönüne alınır. Alıcı yaşı böbrek nakli için bir kontrendikasyon değildir.


ŞİŞMAN / ZAYIF ALICI ADAYLARI


Aşırı zayıflık (malnütrisyon) beraberinde nakil sonrası infeksiyon ve yara iyileşmesinde gecikme komplikasyonlarını getirir. Hasta ve graft (takılan böbrek) ömürleri şişman alıcılarda şişman olmayanlara göre daha kötü bulunmuştur. Bundan öncelikle kardiyovasküler, ikincil olarak da infektif komplikasyonlar sorumlu tutulmaktadır. Bekleme listesindeki hastalar normal kilolarına inmeleri gerekmektedir.


BÖBREK NAKLİNE KESİN ENGEL TEŞKİL EDEN DURUMLAR:


1- Çözümlenmemiş kanser hastalığı
2- Aktif AIDS veya hepatit
3- Aktif tüberküloz
4- Ciddi vasküler hastalık
5- Aktif intravenöz ilaç bağımlılığı
6- 5 yıldan az yaşam beklentisi
7- Yeni geçirilmiş myokard enfarktüsü
8- Diğer son dönem organ yetmezlikleri (kalp, akciğer, karaciğer)
9- Hastanın nakil sonrası ilaçlarını almadaki finansal sorunlar.

  


-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------


SIK SORULAN SORULAR


ORGAN NAKLİ MERKEZİ


 

Organ ve doku bağışı nedir?

  Bir kişinin hayatta iken serbest iradesi ile tıbben yaşamı sona erdikten sonra organ ve dokularının başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin vermesi ve bunu belgelendirmesidir.


 Kimler Organ / doku  bağışı için yapabilir?


18 yaşını dolduran ve mümeyyiz (karar vermesine yetisine sahip) olan herkes tıbben yaşamı sona erdikten sonra organlarının tamamını ya da bir kısmını bağışlayabilir


Nasıl organ Bağışında Bulunabiliriz?


Tüm üniversite ve kamu hastanelerinde, organ nakli merkezlerinde, organ nakli bölge koordinasyon merkezlerinde, Sağlık İl Müdürlüklerinde organ bağışında bulunulabilir. Organ bağışı kararının aile ile paylaşılması süreci kolaylaştırmaktadır.


Organ Nakli nedir?


Organ Nakli, günümüzde başka hiçbir tıbbi çözüm olmadığı için, bir insanın organ ya da dokularının ihtiyacı olan başka bir insana, tedavi amacıyla nakledilmesi işlemidir. Nakil ameliyatla ya da çeşitli tıbbi yöntemlerle yapılır. Bu sayede ölümcül durumdaki ya da beden işlevlerinin bir kısmını yerine getiremeyen hastanın sağlıklı bir yaşama kavuşması sağlanır.


Organ nakli kimlerden yapılabilir?


Canlı ya da yoğun bakım ortamında tıbben yaşamı sona ermiş (beyin ölümü gerçekleşmiş) kişilerden organ alınabilir. Canlıdan sadece böbrek yetmezliği ya da karaciğer yetmezliği olan, çevresinde kan grubu uyumlu ve tıbbi açıdan uygun verici adayları olan hastalara nakil yapılabilir


Hangi organ ve dokular için nakil yapılabilir?


Böbrek, karaciğer, kalp, akciğer, pankreas organ nakillerine, kornea, kan, kemik iliği, ince barsak ve pankreasın insülin salgılayan hücreleri de doku nakline örneklerdir

  

Beyin Ölümü Nedir?


Beyin ölümü tüm beyin ve beyin sapı fonksiyonlarının, tam ve geri dönüşümsüz kaybıdır. Hayat geri dönüşümsüz sona erer. Beyin ölümü gerçekleşen kişilerin solunum ve kalp atımları yapay olarak kısa bir süre daha sürdürülebilir, fakat beyin fonksiyonları yapay olarak sürdürülemez. Beyin ölümü kararına beyin ölümü tespit komisyonundaki uzman hekimler tarafından yapılan ayrıntılı testler sonucunda karar verilir.


Beyin Ölümü ile bitkisel hayat arasındaki fark nedir?


Beyin ölümünde, beyin ile beyin sapı fonksiyonları tam ve geri dönüşümsüz olarak kaybedilir. Beyin ölümü teşhisi konulan hiç kimse hayata tekrar geri dönmez. Bitkisel hayatta ise sadece beynin düşünce, konuşma ve istemli kasların hareketinden sorumlu olan üst merkezi işlevini yitirir. Beynin diğer alt ve orta merkezleri çalıştığı için kişi tıbbi olarak hayattadır.

  

Beyin Ölümü Gerçekleşip Organ Bağışı Yapıldıktan Sonra Organ Bağışı Nasıl Olur?


Yoğun bakımda beyin ölümü teşhisi konmuş bir kişinin beyin ölümü raporu uzman hekimler tarafından onaylandıktan sonra hastanede görevli organ nakli koordinatörüne haber verilir. Organ nakli koordinatörü aile ile görüşerek, organ bağışı kararını öğrenir ve işlemleri yürütür. Ülkemizde organ paylaşımı, Ulusal Koordinasyon Sistemi tarafından elektronik ortamda gerçekleştirilir. Ülke içinde beyin ölümü gerçekleşen ve organları bağışlanan bir kadavra (ölü) vericinin tıbbi verileri sisteme girilir, sistem en uygun alıcıları belirler.


Kadavra donör nedir?


Beyin ölümü gelişmiş ve yakınları tarafından organları bağışlanmış kişilere denir.?


Kadavra listesine kayıt olmak ne demektir?


Bağışlanan organlar nakil merkezlerine kayıtlı hastalara nakledilebilmektedir. Bu nedenle organ yetmezliği olan kişilerin mutlaka bir nakil merkezine başvurması gerekir. Aksi taktirde organlarda tam uyum olsa bile nakil olma şansı yoktur. Organ nakli merkezleri, kendisine başvuran her hastayı ulusal organ ve doku nakli merkezine bildirmekle yükümlüdür.


Organların Kimlere Nakledileceğine Nasıl Karar Verilir?


Ulusal Koordinasyon Sistemi tarafından organ nakil merkezine teklif edilen organ, merkez tarafından kabul edilirse yine sistem tarafından hasta sıralaması belirlenir. Tıbbi bir engel yoksa, ilk sırada bulunan hastaya organ nakledilir. Bağışlanan her organda bu sıralama değişir.


Organ Bekleme Listesine Giren Hasta Ne Kadar Süre Bekler?


Bekleyen hasta sayısına karşılık organ bağışı yeterli sayıda olmadığı için, belirli bir süre öngörülemez.


Hastalar Yaşadıkları Şehrin Dışında Bir Organ Doku Nakil Merkezinin Organ Nakil Bekleme Listesine Kayıt Olabilirler Mi?


Hastalar, istedikleri kamu veya özel organ nakil merkezine kayıt olabilir.

  

Canlı Verici Adayları Olsada Organ Bekleme Listesine Girebilirmi?


Hastalar kadavra veya canlı vericili nakil gerçekleştirmek için organ bekleme listesine kayıt yaptırmak zorundadır.


Bekleme Listesi İçin Çağrılan Hastaya Ne Yapılır?


Organ bekleme listesindeki sıralamadan organ bağışı için çağrılan hasta merkeze geldiğinde, kendisine bağışıklık sisteminin nakledilecek organa karşı antikor üretip üretmeyeceğini ve hastanın o anki sağlık durumunun organ nakline uygunluğunu saptayan tıbbi tetkikler yapılır ve bu tetkikler sonucunda hastanın nakil olmasına engel bir durum saptanmazsa, çağrılan hastaya organ nakli yapılabilir.


Organ Bağışının Dini Yönden Sakıncası Varmı dır ?


Organ bağışının dini yönden sakıncası yoktur. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 3.3.1980 tarih ve 396/13 sayılı kararı ile organ naklinin caiz olduğunu açıklamıştır. Bu karara göre; Zaruret halinin bulunması, yani hastanın hayatını veya hayati bir organını kurtarmak için bundan başka çarenin olmadığının mesleki ehliyet edilmesi, hastalığın bu yolla tedavi edileceğine ilişkin doktor kararının olması, doku ve organı alınacak kişinin bu işlemin yapılmış olduğu sırada ölmüş olması, organ veya dokusu alınacak kişinin sağlığında buna izin vermiş olması veya hayatta iken aksine bir beyanı olmamak şartıyla yakınlarının rızasının sağlanması, alınacak organ veya doku karşılığında hiçbir şekilde ücret alınmaması, tedavisi yapılacak hastanın da kendisine yapılacak olan bu nakle razı olması gerektiği belirtilmektedir. Yine aynı kararda “organınızı vereceğiniz kişi yaptığı iyilik ve fenalıklardan kendisi sorumludur” denilmektedir.


Canlı veya kadavra vericilerden transplantasyon yapılacak adayların hazırlıkları arasında bir fark varmıdır


Hazırlık aşamasında bir fark yoktur. Ancak kadavradan nakil hazırlığı yapılan hastalar için organın ne zaman bulunacağı belli değildir. Zaman ilerledikçe daha önce yapılmış olan muayene ve bazı laboratuvar incelemelerinde değişiklikler olabilir. Bu nedenle kadavra organ bekleme listesindeki hastaların belli aralıklarla, muayene ve laboratuvar incelemelerinin tekrarlanması gerekir.


Kadavra organ listesine kayıtlı hastalar için bekleme süresi ne kadardır?


Bu konuda net bir süre vermek mümkün değildir. Kadavra organların dağıtımı ulusal organ ve doku nakli koordinasyon merkezi tarafından belirli kriterlere göre yapılmaktadır. Bazen yeni kayıt olmuş bir hastaya hemen organ bulunabilmekte bazen kadavra sırasında yıllarca beklenebilmektedir.